İki tenis raketi ile başladı
Evimde iki tenis raketi duruyordu, ama oynayacak kimse yoktu. Saatlerce öylece baktım onlara; sonunda dayanamayıp düşündüm: "Bunun için bir uygulama olmalı." Birlikte bir aktivite yapacak insanları buluşturan, ama yalnızca bunu yapan, başka hiçbir niyeti olmayan bir uygulama.
Etrafta sosyal uygulama yığını vardı zaten; ne var ki hemen hepsi tanışma odaklıydı. Oysa ben sadece tenis oynayacak birini arıyordum.
Bu meseleyi bir arkadaşımla konuştuğumda işin sadece benim derdim olmadığını fark ettim. Sevgilisi vardı; ikisi de sosyalleşmek, aktivitelere katılmak istiyordu. Ama tek tük erkekli ya da tek tük kızlı bir gruba dahil olmak ne onun ne de sevgilisinin işine geliyordu. "Sevgilim çoğunluğu kız olan bir aktiviteye gitmemi istemez; ben de çoğunluğu erkek olan bir gruba katılmak istemem" dedi. O an her şey netleşti: çiftler, başka çiftlerle sosyalleşmek istiyordu — daha dengeli, daha rahat, daha güvenli.
Çift Arkadaşlığı fikri işte böyle doğdu. Üzerine düşündükçe ikinci bir eksiklik daha gördüm: piyasadaki çift uygulamaları içi boş, yüzeysel araçlardı. Bu yüzden sevgilisi olan arkadaşlarımla saatlerce konuştum; neye ihtiyaç duyduklarını, hangi anlarda neyi özlediklerini dinledim ve analiz ettim. Çıkan en güzel cevap aslında çok sadeydi: "Bazen mesaj atmaya zaman olmuyor. Sadece tek bir tuşla 'ben mutluyum' demek istiyorum, sevgilim anlasın yeter."
Tek tuşla mutluluk göndermek. Sonrasında dokunuş, ortak çizim, birlikte film izlemek… Hepsi tek tek o gerçek konuşmalardan, gerçek ihtiyaçlardan çıktı. Yuva da böyle hayata geçti — sadece ikisine ait, dışarıya kapalı küçük bir dünya.
Bugün dönüp baktığımda Vibela'yı aslında iki ayrı uygulama gibi görüyorum: Solo'da yeni insanlarla aktivite yapıyor, Yuva'da sevgilinle yalnızca size ait bir alana sahip oluyorsun. Çift Arkadaşlığı ise bu ikisinin arasındaki köprü; çift olarak başka çiftlerle tanışmanın doğal yolu.
Birlikte yaşanan hayat daha güzeldir.
— Alperen Özdemir